Küresel finans piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan son istihdam verilerinin beklentilerin altında kalmasıyla haftaya olumlu bir havada başladı. İş gücü piyasasından gelen soğuma sinyalleri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikasında gevşemeye gidebileceğine dair algıyı güçlendirerek uluslararası piyasalarda risk iştahını belirgin biçimde destekledi.
Fed'in faiz artırım döngüsünü tamamladığı ve önümüzdeki dönemde kademeli faiz indirimlerine başlayabileceği beklentisi; hisse senedi piyasalarına, borsa endekslerine ve riskli varlık fiyatlamalarına olumlu yansıdı. Dolar endeksinde yaşanan gerileme ile birlikte gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki baskı da hafifledi. Uzmanlar, ABD ekonomisindeki yavaşlama emarelerinin enflasyonist baskıları törpüleyeceğini ve merkez bankalarının faiz artırım zorunluluğunu azaltarak küresel likidite akışını destekleyebileceğini değerlendiriyor.
Dışarıda Fed politikalarına yönelik iyimserlik hakimiyetini korurken, yurt içi piyasalarda ise tüm dikkatler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanacak Enflasyon Raporu'na çevrilmiş durumda.
Piyasa aktörleri, raporda yer alacak yıl sonu enflasyon revizyonlarına, makroekonomik öngörülere ve para politikasının geleceğine dair verilecek kararlı mesajlara odaklandı. TCMB Başkanı'nın gerçekleştireceği sunum ile soru-cevap bölümü, enflasyon patikası ve sıkılaşma sürecinin takvimi açısından belirleyici bir rol üstlenecek. Finansal çevreler, rapordaki değerlendirmeler üzerinden faiz patikasına ilişkin olası adımları izlemeyi sürdürecek.




