Küresel emtia piyasaları, ABD'den gelen makroekonomik sinyaller ve uluslararası temasların belirlediği bir haftayı geride bıraktı. ABD istihdam piyasasında gözlenen soğuma işaretleri, Amerikan Merkez Bankasının (Fed) parasal sıkılaşma döngüsünün sonuna geldiği algısını pekiştirdi. Bu durum, faiz baskısının hafiflemesiyle birlikte değerli metallere olan talebi öne çıkarırken, emtia piyasasında farklılaşan bir fiyatlama tablosuna yol açtı.
Sıkı para politikasında sona yaklaşıldığı yönündeki beklentiler, küresel tahvil faizlerindeki gerileme ve dolar endeksindeki gevşemeyle birleşince kıymetli madenlerin cazibesini artırdı. Alternatif maliyeti düşen altının ons fiyatı haftalık bazda pozitif seyrini korurken, endüstriyel kullanımı da bulunan gümüş ve paladyum gibi metaller bu olumlu havaya eşlik etti. Piyasa uzmanları, istihdamdaki yumuşamanın merkez bankalarının faiz patikasına dair öngörüleri doğrudan şekillendirdiğini ifade ediyor.
Enerji grubunda ise makroekonomik beklentilerin aksine satış ağırlıklı bir dinamik hâkim oldu. ABD ile İran arasındaki diplomasi trafiğinde kaydedilen olumlu gelişmeler, piyasalardaki arz kaygılarını yatıştırarak petrol ve doğal gaz fiyatlarında geri çekilmeye neden oldu. Diplomatik kanallardaki iyimserliğin yanı sıra ABD resmi ticari ham petrol stoklarında görülen sürpriz yükseliş de talep cephesine ilişkin kaygıları besleyerek enerji fiyatlarındaki gerilemeyi pekiştirdi. Piyasa beklentileri, emtia fiyatlarının jeopolitik adımlar ve merkez bankası kararları ekseninde yön bulmayı sürdüreceğini gösteriyor.




